5/3/2007 - Kaan İnce

hüzün örgüsü
kırkikindi yağmurları gibi yağıp geçtin , kuytudan izledim seni, yılgın gözlerine yataklık eden gecede. kokun sindi küçük şiirlerime. kuş kıyımı bir sabah yolumu gözlüyor ve ıslığımda karanlık bir yokuş beliriyor, karla kaplı. sesler hüzün örgüsü . kelime eskiten öfkemle dönüyorum bıraktığım izlere. yakıyorum tüm ışıkları. düğüm düğüm geçiyor balıkçılar önümden sessizce. ateş ve toprak işte iki sevdalı, aralarından dilsiz su geçen . öyle uzun sanma zamanı, üstüne kuma getiren . herkes ölümü gece beklerken ben- güze sevdalı bir adam- neden vapur sesi özlemiyle yollardayım saat sıfır üçte? hangi kıyı , soluksuz kapımda? bu mu korku düzmece sessizlik ? bulmacanın kara kutuları gibi cezalıyım. kuruyor ellerimde umutsuz bir güneş. gece öldü.... ölüm öldü.... beni gördüm.
çiğlik
özürlü bellek, bir anda çağırınca yanına yitik aşkı, yengeç ayaklı saat kulesi dümen kırar: ateş çanları. söktü gözlerimden acıyı telaşlı sular, yadsıdı yalnızlık yalnızlığını. ah bir harita zavallığıma.
gül diye diken açıyorum dalda, bak külü ıslanıyor sevginin, ikinci kez yanmasın diye. son bir kez geçiyor düşümden yüzümü kıran gölgem, bildik ayrılıkların büyüdüğü. bir daha uykusuz kaldı yeryüzü.
evrende hangi eşyanın çığlığı gözlerime vuran?
sadece bir yıldız -yoksul çocukların uçurtması, anılarına çektikleri- içimde hüznümü kanatan.
ıssızlık sürüsü
sıcak bir buğu düşürdüler ceplerinden, kışın gelişini gözlerime yıkan gölgeler, ölüme giderken. sonuna vardım ufuk renginin, gündüz rüyalarımda gördüğüm. gün sayıyor kör eşkalim. sönüyor gülüşüm, gülün bağrında ikindi vakti. zaman çağlıyor, ömrümü biçmeden. çölde ıssızlık sürüsü gecelerim. pencerelerden akan yollarda usulca büyüyor hüzün. isyan dumanları. bir kıyı, boğulduğum. suçluyum. talan edilmiş sokaklara yeleler taktım, yenilgilerimi asmak için. korku salmış düş dudaklarına. üzgünüm.
--------------
çiy doladım kasnağına gecenin. ışıksızlığın hep yoksul yalnızlıklara çıkması doğurur o rüzgarı. giz dizilmiş çardaklar incir kokulu, çiçek hattı gözlerine doğru. kokunda korku. kafka; mürekkebini içtiğim mevsimsiz aşk. ölümün önünde yayılan; çıbanı yüzümün. devrik yürek savunması ömrüm. yaşlı bir adam vurgun yemiş. kuşlar. düşler. kapılma saatleri, basamaklarında ateş yatan zaman merdivenin dik soluğuna. ve çekip giden bir ben, aynı denize, irkilen iskeleden.
ka n
yuzun yakamozlanir aksam saatlerinde kime cikmaz piyangosu huznun belki de sombaliga en son ve demir kiri bir taya ertesi yasakti, es vardi bir tek uzun gecelerde
cikriginda intihar edecegim kuyu zaman kuyusu, soluksuz ve issiz inip cikar olum, durana dek yuzumdeki sevisen kederlerle gulun gumu adimdan cikardim bir a gozlerimde gezer geriye kalan
|