8/3/2007 - İlahi Komedya - Dante'nin Cehennemi
CEHENNEM, Bölüm 1: Tarihçemsi
Evrende kötülük ne kadar genisse cehennem de o kadar genistir, ve bazi inanislarda madden derinlerde olan cehennem, her inanista “derin” bir konudur.
Temel inanis olarak cehennem; seytanin düstügü ya da efendisi oldugu, ve onu izleyenlerin, onun yolunda gidenlerin günahlarindan arinana kadar cezalandirilacaklari ve aci çekecekleri yer, bir baska deyisle kavramdir.
Ortaçagda Fransiz epik edebiyatinda “Sarazen”ler (O dönemlerde Hristiyanlarin Müslümanlara verdikleri isim) siyah derili, çarpik biçimli, uzun burunlu, büyük kulakli ve gözleri baslarinin arkasinda olan yaratiklardi. Sarazen bir lidere “Abisme” (abyss, abysmo) yani “Cehennem” denirdi. Bu inanista Abisme Hristiyanlari büyük keskin tirnaklariyla parçalardi.
Erken Ortaçag teologu John Scottus Eriugenaya göre cehennem bir yerden çok bir metafordu. Yani Tanri’nin bizimle bir bütün olma isteginden çok, kendi isteklerimize, bir baska deyisle arzularimiz için Tanridan yabancilasmaya çalismis oldugumuzu anlamaktir. “Çektigimiz azap yanlis seçimimizi sürekli bir fark edistir.”
Eski Ingilizce Incili denilen Exeter kitabinda cehennem grotesk bir canli olarak tasvir edilir. Kitaptaki “The Horrowing Of Hell” adli siirde de seytan ve cehennemin, Isa’nin gelecegini ögrenmeleriyle gerçeklestirdikleri tartisma anlatilir. Seytanin tutarsiz, cehennemin ise daha gerçekçi oldugu bu tartismanin bir kismi su sekildedir: Seytan: (hayretle) Bu isik da nedir? Cehennem: (umutsuz ve sert bir tavirla) Isa geliyor! Seytan: O halde onu ele geçirmeye hazir ol! Cehennem: Isa ne senden ne benden ne de ölümden korkar. Hiçbirsey ona karsi duramaz, seni ebedi sefalete götürecek. Seytan: Korkma.. Iskence edilip öldürülmesini saglamistim. Artik onu ele geçirecegim ve bizim kölemiz olacak. Cehennem: Zamaninda Lazarus’u (Isa’nin cehennemden kurtarip dirilttigine inanilan aziz) elimde tutamadim. Onu kurataran Isa simdi tüm azizleri kurtarmaya geliyor. Çabuk kapilara git ve gücün kaldiysa içeri girmesini önle!!
Isa’nin seytani cehenneme bagladigi inanci gelistikçe, insanlari ayartmak için havaya karisan ve diger zamanlarda da cehennemde dolanan “demon”larin varligi bir karmasa yaratmisti. Bu dügüme çözüm olarak da cehennemi bir yer olarak degil, Tanrinin varligindan mahrum olma durumu olarak düsünmeyi seçenler olmustu. Ancak ayrintiyi seven skolastikler hiçbir zaman bununla yetinmemislerdir.
Ileri Ortaçag edebiyat ve sahne sanatlarinda gerek cehennem gerekse seytan korkulan degil –ancak belki de korkuyla- dalga geçilen yarim akilli, aptal ve komik olarak halka gösterilmeye çalisilmistir. Cehennem bütün degerlerin tersine döndügü bir yerdir; her övgü bir küfür, her sarki bir kakafonidir: Chester’in “Lucifer” kitabindan: Seytan: Çünkü büyük hasetle, Asagilik ve rezil nefretle doluyum. Bir zamanlar benim oturdugum Gökte insan yasiyor.. Bu konuda ayrintici skolastiklerle ayni düsünen Dante Alighieri “Ilahi Komedya”sinda da ayrintinin özüne inerek 100 kantoluk, 14 233 dizelik siiri yazmistir. Dante mitolojiden etkilenmis ve mitolojiyi gerçek kabul ederek yazmistir. Onu anlamak için de mitoloji bilgisi gerekmektedir. Normalde 7 ölümcül günah oldugu varsayilirken Dante’nin cehennemi 9 halkalidir. Buradan da Isa’nin sayisi kabul edilen “7”yi cehennem basligi altinda kullanmayi istememesi sonucunu çikarabiliriz. Çünkü Dante bu baslik altinda asla ustasi Vergilius’un, sevdigi kadin Beatrice’in ve kendi adini da kullanmaz… Ki bunlar derin ve apayri bir altbaslik konusudur..
Unutmamalidir ki cehennem; sairin siirinde bile kendisini ve sevdiklerini yakistiramadigi bir yerken, insanlarin bizzat hayatinin içine geçme cüretini gösterebilecek kadar sinsi ve kurnazdir..
CEHENNEM, Bölüm 2: Dante’nin Cehennemi
7 Nisan 1300 tarihinde Dante’nin karanlık ormanda kaybolmasıyla başlayan uzun bir serüvendir İlahi Komedya. Şüphesiz en çarpıcı ve en çok tartışılan bölüm ise cehennemdir. Iced Earth gurubu da 16 küsür dakikalık şarkılarında (Dante’s Inferno) ana hatlarıyla anlatır bu serüveni..Through the fiery caverns we sail, Virgil (Latin ozan Vergilius) at my side, my guide, my master..
Dante cehennemi dünyanın merkezinde kabul eder. Şeytan cenetten kovulunca büyük bir hızla yer yüzüne düşer. Dünyaya tam Kudüs’ün (Jerusalem) zıt tarafından çakılır. Oluşturduğu derin çukurla, ve günahların en ağırıyla merkeze kadar iner. Çukurdan çıkan topraklarla da Araf dağı oluşur.
İşte bu derinlere doğru inen cehennem adındaki çukurun 1. halkası LİMBO’dur. Yer altı dünyasının kayıkçısı Kharon ile Akheron ırmağı (acılar ırmağı) geçilerek buraya ulaşılır. Cehennemin tek aydınlık yeridir. Çünkü buradakiler kötülüklerinden değil, İsa’dan önce doğmuş oldukları için vaftiz edilemediklerinden buradadırlar. Homeros, Horatius, Demokritos, Diogenes, Tales, Empedokles ve hatta bilginlerin bilgini kabul edilen Aristo buradaki erdemli ev sahiplerinden bazılarıdır.
Cehennem yargıcı Minos (boğasıyla –Minotaurus- ünlü Girit kralı), günahlarına göre acılı ruhları daha derin acılı dairelere yollar. 2.halka ŞEHVET düşkünlerinin dinmek bilmeyen bir fırtına ve karamsar bir hava ile sürüklenme cezalarını aldıkları yerdir. Asla dinmeyen rüzgar sadece dinlenmeye değil, bir gün kurtulmayı umut etmeye bile fırsat vermez. Kasırganın arasından Cleopatra ve Semiramisin çığlıkları da işitilir..
Soğuk bir yağmurun altında, leş kokulu çamurlaşmış toprakların arasında umutsuzca döner durur 3. dairenin acılı ruhları. OBURLUK günahıyla buraya gelenleri Kerberos (cerberos, cerberus: Cehennem bekçiliği yapan üç başlı köpek) susmak bilmeyen ulumalarıyla karşılar.
“Pape Satan, pape Satan aleppe” (değişik biçimlerde yorumlansa da ‘bizi rahat bırak şeytan’ anlamında) sözleriyle Pluton (Romalılarda cehennem tanrısı) çıkar karşımıza 4. dairenin başında. CİMRİler ve SAVURGANlar burada ağır yükleri göğüsleriyle iter bir yandan da birbirlerine çarpar, öfkeyle kavga ederler. Yükleri hiç eksilmez, çarpışmaları bitmez.
Acılar nehri Styxden 5. dairenin bekçisi Phlegyas’a (Apollonun Delphoi tapınağını yakan ve kızının ırzına geçen bu kişiyi Dante şeytan kılığına sokar) ulaşılır. ÖFKE’ye yenik düşenler burada Styxin sularından doğan çamurların içerisinde kendilerini dişlerler. Buradan,içinde sonsuza dek yanacak bir ateş olduğundan kırmızı görülen Dite kentine (Cehennemin daha altta bulunan son 4 dairesini kapsayan bölge) ulaşılır.
6. dairenin başında cehennemin 3 cadısı (Erinysler – intikam tanrıçaları- :Megaira, Alekto, Tisiphone) karşılar bizi. Medusayı anarlar taş kesilmesi için gelenlerin. SAPKINLAR burada açık mezarların içinde inlerler. Ve Arasat’tan (Kıyamet gününde ölülerin dirilerek toplanacakları vadi) dönüp mezarlarının kapatılacağı o günü beklerler.
Minotaurus’un (Minotaur= Girit kıralı Minos’un boğası) öfkesiyle yüzleştikten sonra 7. daireye doğru yol alınır. Karşılarına çıkan kentaurlardan (yarısı at yarısı insan yaratıklar) Akhilleus’u yetiştiren bilgili Kherion, Phlegeton nehrini geçerek yolu bulmaları için Nessos’u (hainliğinden dolayı Herkül tarafından öldürülen kentaur) rehber verir Dante ve Vergilius’un yanına. SALDIRGANLAR bu dairenin üç bölgesinde üç ayrı acı çekerler. Başkalarına acı verenler kan ırmağında haşlanır, canlarına kıyanlar acılı ağaçlara dönüşür ve Tanrı’yı küçümseyerek saldırganlık yapanlar bir ateş yağmuru altında kumlarda yuvarlanırlar.
10. daire on hendekten oluşur. 1. hendekte bir yandan kamçılanıp, bir yandan koşuşan kadın tellakları ve çapkınlar, 2. hendekte pisliğe ve boka gömülü dalkavuklar, 3. hendekte baş aşağı çukurlara gömülü din sömürücüleri, 4. hendekte başları sırtına dönük bir şekilde ağlayarak yürüyen medyum ve büyücüler, 5. hendekte yüzeye çıktıkça zebanilerin geri ittiği bir kaynar ziftteki kumarbaz ve rüşvetçiler, 6. hendekte ağır boyaları ve cüppeleriyle kıvranarak yürüyen ikiyüzlüler, 7. hendekte yılanların sokarak kül ettiği ve dirilip tekrar sokulan hırsızlar, 8. hendekte yandıkça yanan, yandıkça bitmeyen hileciler, 9. hendekte iç organları dışarıda, dış organları farklı yerlerinde bulunan bölücüler (Dante Hristiyanlığın üstüne bölücülükle başka bir din getirme planları kurduğunu düşünerek Hz. Muhammed’i de burada gördüğünü anlatmıştır), 10. hendekte ise kaşıntıdan derilerini yolan, vücutlarını parçalayan simyacılar ile zincirlere bağlı ve kuyuya gömülü devler bulunur.
Kendisine, vatanına, iyilik yapanlara, ailesine, ”yaratıcısına” ihanet eden HAİNler cehennemin 9. dairesinde, dünyanın tam merkezinde buzların içinde, mosmor kesilerek titrerler. Yahuda, Brutus ve pek çoklarının yanı sıra üç yöne bakan üç başıyla günahkarları çiğneyen Şeytan buradadır. *Lucifer ... angel of light cast below god of ice ruling hell unholy trinity the traitors freeze for all eternity Lucifer ... betrayer of God tormentor ruthless and cold Judas' screaming here in agony the traitors freeze for all eternity.. (*Iced Earth- Dante’s Inferno)
|
|
Yorum yaz!
|
2007-04-25 03:13:21 - afedrsinn |
| Yazan: themor |
birinci bölümü bi edebyat dergiisnde,düşe-yazma da okumuştum 2.den habersizdim elerine saglıkk ayrıca nilgün marmara hakında daha fazlasını bulabilecegm bisite varmı google dan bulduklarım dışındaa,afedersin yorum bölümünü fazlasıyla abartım kızma lütfen ama son bişi daha www.blogcu.com/themor burda da efendi benim göz atarsan sevindirirsin beni...
baybay |
| Bağlantı |
|
Hakkımda
Neden siyah? Tabi binlerce nedeni olabilir... Dünya üzerinde hayatlari boyunca siyah giymeye karar vermi$ binlerce ki$i olmali. Benim de onlardan bir farkim yoktu bugune kadar. Nedenler o kadar da onemli degil. Nedenlerin degil, siyah rengin bir $ekilde bulu$turdugu insanlardik biz. Oncelikle karamsarlik ve umutsuzlugun simgesiydi siyah. Evet, bu nedenle giydim. Sonra geceye kari$manin ve $iddetin rengiydi. Bu nedenle de giydim. Sonra renkli insanlarin yaninda entelektuel olani gosterirdi siyah. Pembe kazak
Kategoriler
Arkadaşlarım
|