2/3/2007 - Dark Tranquillity - Hedon

HEDON
Ne kadar da aç (açgözlü) olmaya başladık Geride düzeni bozulmuş dünyaları Dörtnala terk eden kıyametin ayakları Üzerinde beslenen haysiyetsiz çıplak hayvanlar gibi!
Sözcükten sözcüğe, bir sözcüğe ulaşıyorum İhtiras (tutku, öfke, hırs) içindeki kültürlere yayılan. Tutkulu güneşe dillerini uzatan Çöküşün (yıkımın) içine işlediği Kıpkırmızı kitleler. Peki, gelecek hala belli mi? Sonra, eşekarısı, arı kovanı gibi karanlık kalplerimize girsin İçerdeki sonu dışarı çıkarmak için.
Lanetli (güvenilmez) ve siğilli kalplerimizden Yayılan uyarılara (sonu haber veren borulara) İhtiyacımız yok.
# Nihilist? Hedon? Yaşamlarının paha biçilmez sanatı (olan) ıstırap, Onların kafalarına yerleştirilmiş bir kanat. Deri'nin derinliklerine in; sonsuz acımızı Senin titreyen kollarındaki çukura gömdük. #
Hedon! Senin çocukların vahşi ve ölümle dolu.
# Acımasız gözlerimizdeki Jüpiter: vücutlardan ve altından oluşmuş bir cehennem. # Açgözlülük, Senin yüzünün bir parçası ve (taşına) deri'ne yerleştirilmiş bir hastalık gibi; Acının kapaklarını açmak (sebest bırakmak) için Çift eşeyli döl yatağından yüklenen Şarap zerresi gibi.
Hedon! İnsan sonrası (ölüm-ötesi) gölgelerde durulanmış Zamanın dişleriyle küçük gördüğü bir başyapıt. Yalvartıcı ateşle yüklenmiş Sırların bitkin yüzlü koruyucusu. Havariyi devlerin mezarlarının üzerindeki Çiftleşme noktasına taşıyan orospu.
Sana bakıyoruz ve korkuyoruz Aslında ne olduğumuzu görmekten.
|